• Ömer Nalbant

You Don't Know Jack (Doktor Ölüm)

Merhaba arkadaşlar bugün size You Don’t Know Jack, Türkçe adıyla Doktor Ölüm filmini anlatacağım.


You Don’t Know Jack, 2010 yılında HBO tarafından yayınlanan, gerçek bir hikâyeye dayanan biyografi türündeki bir filmdir. Film merkezinde özellikle o yıllarda çok fazla tartışılan ötanaziyi ele alıyor. Başrolde Al Pacino, 1990'dan başlayarak 130 ölümcül hastaya kendi geliştirdiği bir karışımı enjekte ederek ötanazi ile ölmelerine yardım eden meşhur ölüm meleği lakaplı Ermeni asıllı Amerikan doktor Jack Kevorkian’ı canlandırıyor. Filmde Jack karakterimizin bu savunması yüzünden meslektaşları, çevresi ve hukuk ile arasının bozulmasını izliyoruz.


Konusu ve Yorumlarım

Jack adındaki karakterimiz kendi halinde bir doktordur. Ölüme çok yaklaşmış ve hiçbir tedavisi olmayan, öylece acı çekerek ölmeyi bekleyen hastalarına yardımcı olmak umuduyla bu yola çıkar ve o zamanlar Amerika’da hiçbir hukuki cezası olmayan yardımlı intihar yani ötanazi işlemiyle bir devrim yaratmayı düşünmektedir. Fakat bu işlemlere başlamasıyla karşısında önce meslektaşları sonra polisler ve halkı bulur. Hastaların acı çekmesine izin mi vermeli, yoksa herkesi karşısına alıp bu yolda devam mı etmeli? Bu ikilem ile filmde birçok kez karşılaşıyoruz ve film bu karar için bizim de içinde olmamızı istiyor. Filmi izlerken bu seçimlerde siz de "Ben olsam ne yapardım?" diyorsunuz.


Jack bu yola devam ediyor ve acı çeken, ona ölmek için yalvaran hastalarının yolunu seçiyor. Önce kendi hastalarıyla yola çıkan Doktor Jack bir süre sonra ismi herkes tarafından bilinen, adeta hastalar için kurtarıcı, diğer herkes için katil benzetmeleri ile bir metafor haline dönüşüyor.

Tüm bu sistemi eleştiren Jack, acı çeken hastaları iğneyle öldürdükçe daha çok tanınıyor ve ismini duyan tüm ölmek isteyen hastalar Jack ile iletişime geçmeye çalışıyor. Böyle surette toplamda 130 tane hastayı öldürdüğünü biliyoruz. (Öldürmek diyebilir miyiz?)


Tabi o zamanlar ötanazi ile ilgili bir yasa olmaması ve bunu başlatan ilk kişi olan Jack’e karşı polisler ve avukatlar yeni yasa çıkarmaya çalışıyor. Böylece Jack’in yapmak istediği iş sekteye uğramış oluyor. Mahkemelerle, avukatlarla başı belada olan Jack bu olaylardan kurtulabilecek mi yoksa ötanaziye karşı bu yasalar sonuçlanacak ve katil damgasıyla hapis cezası mı alacak?

Tüm bu ikilemler, filmin gerçek olaylardan uyarlanması filmi özel yapan nokta. Eğer ötanazi yani yardımlı intihar konusu kafanıza takıldıysa, hukuki ve dini olarak nasıl bir yeri olduğunu daha önce sorguladıysanız veya sorgulamak istiyorsanız bu filmi izlemenizi öneriyorum. Ayrıca filmi izledikten sonra bu filmin uyarlandığı Doktor Jack Kevorkian’ın hayat hikâyesini araştırabilirsiniz.


Filmin Olumlu Yönleri

-Gerçek olaylardan uyarlanması size o günün şartlarını ve ötanazi olayının dini ve hukuki değerlendirmesini çok daha iyi yaptırıyor.


-Konusu itibariyle ilgi çekebilecek ve sorgulanması gereken konuya parmak basması filmi çekici hale getiriyor.


-Film içinde kendiniz karar veriyormuş hissine kapılıyorsunuz ve bu his filmden kopmamanızı ve empati yapmanızı sağlıyor.


-Al Pacino’nun müthiş oyunculuğu ve adeta karakteri yaşaması filmin en büyük özelliklerinden.


Filmin Olumsuz Yönleri

-Biyografi türü olduğu için ve film tek olay üzerinde geçtiği için yavaş ilerliyor ve sıkıldığınız noktalar olabiliyor.


-Film o dönemi daha iyi anlatabilmek açısından karanlık görüntülere ve yapıya sahip, bu yapı odaklanmanızı düşürebilir ve sıkılabilirsiniz.

60 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

The Witcher