• Berkay Çakıbey

Yaşam

Yağmurlu ve soğuk bir sonbahar sabahı,

Elimde şemsiyemle sokakta yürüyorum,

Sanki her aldığım nefeste,

Bütün yaşamı içimde hissediyorum,

Dinç ve kararlıyım, adım adım ilerliyorum,

Su birikintilerine basarak, bazen de ayağım kayarak,

Rüzgârın tenimde dansını hissederek, huzurla yürüyorum,

Ama gitgide ağırlaşıyor gözlerim, uyuşuyor bedenim,

Hala yürüyorum durmadan, usanmadan, bıkmadan,

Usulca, bir sonraki adımımı atıyorum,

Nereye gidiyorum? Yolun sonunda ne var? Neden durmadan yol alıyorum?

Hiçbirini bilmiyorum, fısıldıyor belirsiz suretler “asla durma ilerle”,

Soğuk hava nüfuz ediyor bütün bedenime, gençliğime, ruhuma bile,

Kapanıyor gözlerim ama biliyorum,

Yolun sonuna yaklaşıyorum,

Lakin buruş buruş bütün bedenim,

Yorulmuş şemsiyem ve de bütün benliğim, çatırdıyor bilincim,

Biri karşılıyor beni en sonunda,

Usulca şapkasını çıkartarak, selamlıyor beni adeta,

İşte diyorum içimden, geldim sonuma, fırlatıyorum şemsiyemi,

Ardından tüm umutlarımı, hayallerimi, geleceğimi,

Yürüdüm, asla durmadan, dinlenmeden yürüdüm,

Sanki yol hiç bitmeyecekmiş gibi,

Fakat aslında yolun sonu bu kadar yakınmış bana,

Aradığım hiçbir şeyi buldum sonunda!

Yeter diyorum, yeter, artık noktayı koymanın vakti geldi

Bu kadar ilerlemek yetti,

Son kez tenimde hissediyorum yağmur tanelerini,

Buz gibi havanın bedenime akın etmesini,

Elveda sana soğuk, yağmurlu ve hiç bitmeyecek dünya!

Hiçbir şey için bu kadar çabalamakta iyi şanslar sana…

74 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

The Witcher

Sınırlar