• Melih Taşcı

Milliyetçilik ve Cumhuriyet

Milliyetçilik ve milli devlet olgusu ilk olarak Vestfalya anlaşmasında başlamıştır. Ardından Fransız İhtilali ve Bismark Almanya’sı bu olguyu güçlendirmiştir.


Bu olaylardan sonra insanlarda, “Ben şu millettenim, benim kökenim bu” gibi sözler değer kazanmaya başlamıştır. Milliyetçiliğin güçlenmesiyle beraber bölgenin dominant halkı kendi ulus devletini kurmuştur. Tabii bu devletlerin içindeki azınlıklar, farklı ırklar ve dinler, halkın birliği için büyük bir sorun teşkil eder.


Farklı kökenlerden gelen insan topluluğunun bir arada yaşaması ancak "İmparatorluk Sistemiyle" mümkündür. Bu sistem ülke boyutuna da bakılarak, krallık ve prenslik olarak indirgenebilir.


Tarihe baktığımızda, çok uluslu bir ülke için, Roma İmparatorluğu en başarılı modeli uygulamıştır. Roma İmparatorluğu’nda bir Berberi (Kuzey Afrikalı) Septimius Severus imparator olabilmiştir. Aynı şekilde Roma İmparatorluğu’nda İspanyol asıllı Hadrianus imparator olabilmiştir.


İmparatorluğun adı aslen imparatorluğun başladığı şehrin adı olan Roma’dır. İçinde ise 50’den fazla millet yaşamıştır.

Cumhuriyet’in eksikleri ve Krallık sistemi ile farkları şunlardır:

-Hanedan ve Krallık sistemi günümüzde de sürdürülebilir bir sistemdir.


-Cumhuriyet’te kuvvetler ayrılığı tam olarak mümkün değildir. Ancak Krallıklarda yargı tam bağımsızdır.

Bunun nedenleri ise şunlardır:

1) Yargı bağımsızlığı Cumhuriyetlerde çözülemez çünkü cumhurbaşkanı da siyasi geçmişe sahiptir.

2) Cumhuriyetlerde yargı güvensizliği vardır, Krallıklarda ise yoktur. Çünkü Kralların seçim kaygısı yoktur.

3) Kralın yargıdaki tek görevi anayasaya bağlılığa bakmaktır, imza atarken sadece bunu gözetir çünkü Krallar yürütme ve yasamadan bağımsızdır. Bu işin siyasilere bırakılması durumunda her zaman bir risk vardır.

4) Kralın bu görev için yetersiz olduğu durumlarda ise Kral meclis tarafından seçilir.


Günümüzde Sembolik Krallık

Günümüzde ise, rol model İngiltere’dir. İngiltere’de tüm yetki hükümettedir ancak cumhuriyet yoktur. Bunun nedeni ise önemli tarihsel olaylara dayanır.

Bu olaylar:

Halkın krala karşı isyan etmesi ve Magna Karta’nın imzalanmasıyla başlamıştır. VIII. Henry aşkı yüzünden Katolikliği reddedip kilise altınlarıyla bilimsel gelişmelere yol açmıştır ve bu sitemi geliştirmiştir.

I. Charles 30 Ocak 1649 günü Londra’da Whitehall Sarayı önünde açık havada başı kesilerek idam edilir. Yerine Cumhuriyetçi Oliver Cromwell geçer. Cromwell 30 sene boyunca çok katı bir cumhuriyet yönetir. Bu bir cumhuriyetten çok diktatörlüktür. O 30 sene zulüm içerisinde geçer ve halk krala hasret kalır.

Halk, Cromwell’den o kadar nefret etmişti ki, ölümünden iki yıl sonra mezarından çıkarılıp zincirlere vuruldu, başı gövdesinden ayrılıp vücudu paramparça edildi. Cromwell’den ve cumhuriyetinden çok çeken halk I. Charles’ın oğlu II. Charles’ı krallığa getirir. Ancak II. Charles meclis isteklerini kabul eder. Yani II. Charles’tan itibaren İngiltere’deki krallar semboliktir.

II. Charles ölür, yerine farklı krallar gelir. Ama bir yerden sonra İngiliz soyu kurur.

1 Ağustos 1714’te kralsız kalan İngiltere, Almanya’dan Hannover ailesinden kral ithal etmiştir.

İngiltere’yi yöneten kişi Kral I. George, Alman bir kraldır. Cumhuriyet o kadar başarısız olmuştur ki İngilizler kralı yokken ithal etmiştir. İthal edilen krallar İngiltere ile sınırlı değildir. Tarih incelendiğinde bunun gibi olayların çoğu ülkede yaşandığı görülür.

Bunlardan bazıları şunlardır:

Osmanlıdan ayrılan Yunanistan, Wittelsbach hanedanından Otto’yu Yunanistan’a kral olmak üzere ithal etmiştir.


Aynı şekilde Osmanlıdan ayrılan Bulgaristan, Coburg Prensi Ferdinand’ı kral olarak ithal etmiştir.


Japon İmparatoru Akihito verdiği demeçte, “İmparator Kammu’nun annesinin Paekche Kralı Muryong’un soyundan olduğu kaydedildiği için Kore ile belirli bir akrabalık hissediyorum” demiş ve şu anki Japon Hanedan üyelerinin Kore asıllı olduğunu itiraf etmiştir.

İngiltere’de kral sembolik iken, Fransa’da ise kanlı bir kalkışma ile cumhuriyet kurulmuştur.

Fransız ihtilali halen kutlanır, ancak bu ağlanacak bir gündür. Fransız ihtilali olmamış olsaydı, Fransa da sembolik krallığa dönecekti. Zaten Fransız ihtilali sırasında Fransa’da meclis vardı, yavaş yavaş sembolik krallığa doğru gidiyordu. Sembolik krallığa dönüşümün örnekleri, halen bu sistemi başarı ile sürdüren ülkelerdir.

İngiltere, Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Kanada ve Yeni Zelanda. Bu ülkelerin hepsi bu sistemi benimsemiştir. 6 Kasım 1999’da Avustralya’da Cumhuriyet’e geçme referandumu yapıldı ve halk krallığa bağlı kalmak istedi. Cumhuriyete geçilmedi. Bunun gibi örnekler cumhuriyetin eksikliğini kanıtlamaktadır.

Farklı kökenlerden gelen insan topluluğunun bir arada yaşaması için gereken diğer şeyler ise şunlardır:


Çok milletli ülkenin adı ırk adı (Almanya, Fransa, İspanya) olmamalıdır.

İngiltere Krallığı’nın adı Birleşik Krallık’tır, Britanya bile değildir. Eğer İngiltere denseydi İskoçlar, Galliler dışlanmış hissedecekti. Eşit davranılsa, dışlanma söz konusu olmasa bile, başvuru yaptığı bir işten red aldığında, “Ben İskoç olduğumdan işe alınmadım,” diyebilirdi.


Fransa hala azınlıklarla uğraşmaktadır. (Korsikalılar)

Almanlar hala azınlıklarla uğraşmaktadır. (Sorblar)

İspanyollar hala azınlıklarla uğraşmaktadır. (Katalanlar)

İspanya yerine İberya Krallığı denseydi herhangi bir sıkıntı olamayacaktı. Franko’dan önce İspanya bir Cumhuriyetti, fakat Franko gitmeden başa bir kral getirdi. Kral da zaten Bourbon’lardan, Fransız bir ithal kraldı. İthal Kral I. Juan Carlos da demokrasiyi kökleştirdi, darbeyi önledi. Böylece krallığın demokrasiyi korumadaki faydası gözler önüne serildi.

İspanya’da 1975’te Franko’dan sonra cumhuriyet seçilseydi 1981 darbesi önlenemezdi ve İspanya gelişim olarak birkaç sene geri giderdi. Darbeyi engelleyen, kralın birleştirici gücüydü.

Aynı şekilde, Belçika’da, Flamanları ve Valonları bir arada tutan tek güç krallıktır. Krallık olmasaydı bu iki milleti birlikte tutacak bir güç bulunmayacaktı.

Tüm bu örnekler meşruti krallık sisteminin birleştirici gücünü gösterir.

63 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Keder