• Ömer Nalbant

Memento

Merhaba arkadaşlar, bugün size dünyaca ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın yönetmenliğini yaptığı, 2000 yılı Amerikan yapımı psikolojik gerilim filmi Memento’dan bahsedeceğim.


Christopher Nolan’ın çoğu filminde olduğu gibi anlaması çok güç bir senaryoya sahip bir film. Kesinlikle hiç ara vermeden, uykunuz olmadan izlemenizi öneririm aksi takdirde olaylar birbirine girebilir, film bittiğinde hiçbir şey anlamadan boş boş ekrana bakabilirsiniz; aslında dikkatli izlendiğinde de boş boş bakılabilir.

Memento çok değişik bir çekim tekniğine sahip. Filmin başlangıcında filmin sonunu izliyoruz ve film sondan başlangıca doğru ilerliyor, zaman atlamalarını çok sık şekilde görüyoruz ve kafamız allak bullak oluyor. Haydi, tüm zamanların en iyi filmleri arasında yer alan bu filmin konusuna beraber bakalım.


Konusu ve Yorumlarım

Dediğim gibi film tersten başlangıca doğru ilerlediğinden hikaye ilerleyişinin karışmaması için konusunu kronolojik sıraya göre vereceğim, fakat siz filmi tam tersi şekilde izleyeceksiniz.


Bir sigorta şirketinde çalışan Leonard’ın hayatı bir gece evine girip karısını öldüren ve kendisini de başından ağır şekilde yaralayan iki kişi ile karşılaşması sonucu tamamıyla değişir. Aldığı darbeden dolayı “amnezi” denilen sık sık kısa süreli hafıza kayıpları oluşturan bir hastalığa yakalanır. O günden sonra hem bu hastalığıyla mücadele eder hem de hayattaki tek amacı karısının katillerini bulmak olur.


Yaşadığı hafıza sorunları nedeniyle etrafında olan bütün olayların fotoğrafını çeker, kısa kısa notlar alır ya da daha önemli olayları vücuduna dövme yaptırır. Bu hafıza hastalığı sebebiyle ilerleme kaydetmekte zorlanır ve etrafındaki kişiler bundan yararlanmaya başlar.


"Eski mi yeni mi? Gerçek mi hayal mi?" derken kafamız allak bullak olur ve en sonunda Leonard katillerle yüzleşir ve biz bunu filmin ilk sahnesinde izliyoruz. Christopher Nolan’ın bu şaheserini zaman kaybetmeden kesinlikle izlemenizi öneriyorum. İyi seyirler.

32 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör