• Berkay Çakıbey

KIRKSEDER Başkanı, Şair Alaeddin İkican ile Röportaj

-Derneğinizin kuruluş sürecini biraz anlatabilir misiniz?


Kültür Sanat ve Edebiyatçılar Derneği olarak Kırklareli’nde KIRKSEDER adı altında faaliyet gösteren derneğimizin ilk oluşumu 1997 yıllarına dayanır. 1997 yıllarında araştırmacı yazar merhum Nazif KARAÇAM Kırklareli’nde şiir yazmaya meyilli olan edebiyatçıları da edebiyata gönül verenleri de şair Mülayim TİRFİL‘in kıraathanesinde toplayarak her ayın ilk cumartesi yapılan etkinliklerle şiir ve müzik toplantıları gerçekleştiriyordu. O zaman yasal olarak tüzel kişiliğe kavuşmadığı için “Kırkların Sesi Şairler Grubu” adı altında 2008 yılına kadar faaliyet gösterdi. Bu faaliyet sırasında gruba değişik şairler sanatçılar, enstrüman çalan sanat severler katıldı Halka açık şiir ve müzik etkinlikleri yapılıyordu. Daha sonra grup gelişince ve ayrıca Trakya’nın bir çok yerinde şiir dinletilerine katılarak adından daha çok söz ettirmeye başladı. 2008 yılında Kırklareli Kütür Sanat ve Edebiyatçılar Derneği, KIRKSEDER adını alarak faaliyetine yasal sürecini tamamlayarak dernek adı altında devam etti. Şu anda derneğin 80 civarı üyesi bulunmaktadır.


-Derneğinizin herhangi bir geliri var mı?


Mali kaynağını sadece derneğin, üyelerinden aldığı 10'ar lira aidatlar oluşturmaktadır. Zorunlu masrafları olan kira, elektrik, kırtasiye gibi maliyetleri buradan karşılanmaktadır. Diğer dernek adına yapılan çalışmalarda da fahri gönüllü edebiyatseverler ile iletişim kurmak suretiyle derneğimiz şu anda Kırklareli’nde en faal, en popüler, en geniş edebiyat derneği olarak faaliyetini sürdürmektedir.


-Siz ne zaman başkanlığı devraldınız ve çalışmalarınız nelerdir?


Ben, kuruluşundan beri, 1998'den beri bu faaliyetin içinde olmakla beraber dernek başkanlığını yaklaşık 2019 yılının nisan ayında aldım. Şu anda başkan olarak görev yapmaktayım. Çalışmalarımız içerisinde normal şartlarda her ayın ilk cumartesi yapılan etkinliklerle beraber, benim aldığım süreçten bu yana Dereköy, Kayalı Cumhuriyet Mahallesi Kofçaz Böcek Deresi gibi etkinliklerle özellikle bahar ve yaz aylarında halkla iç içe olarak etkinliklerimizi sürdürmekteyiz. Ancak pandemi nedeniyle yüz yüze etkinlik ve toplantıların yasaklanması üzerine video konferans ile Zoom üzerinden etkinliklerimize ara vermeden çalışmalarımız devam etmiştir. Üyelerimiz arasında sadece Kırklareli merkezle sınırlı değil. Babaeski, Burgaz, Pınarhisar, Vize, Çorlu İstanbul hatta İzmir'den üyemiz bulunmaktadır. Tamamen gönül, sevgi karşılıksız beklenti içerisindeki faaliyetlere dayalı olan derneğimiz bu çalışmasını benimseyen tüm vatandaşlarla iç içe karşılıklı şiir ve müzik etkinlikleri düzenleyerek halkın yüreğinde de yer etti.


-Faaliyetlerinize çok talep oluyor mu?


O kadar çok talepler olmaya başlamıştı ki, birçok il ve il dışından etkinlik gerçekleştirmek amacıyla muhtarlık ve belediyelerden talep almaktayız. Ancak dediğim gibi pandemi süreci içerisinde yüz yüze etkinliklerimizi askıya almak zorunda kaldık. Cumhuriyet Mahallesindeki etkinliğimize 1000 kişi civarında vatandaşın katılımı, Kayalı ve Dereköy etkinliklerimizde coşkulu sanat sever ve şiir severlerin katılımı çok soğuk bir havada olmasına rağmen buradaki kalabalığı sağlayan sadece edebiyat gönüllülerinin yüreklerinin sevgisi, sıcaklığıydı. KIRKSEDER’in etkinliklerine Trakya’dan, Tekirdağ, Edirne ve ilçelerimizden birçok yerleşim biriminden gelen üye ve sanatçılarımız olmakla beraber, zaman zaman İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi dışardan da gelen sanatçılar renk katmaktadır.


-Derneğinizin genel amacı nedir?


Derneğimizin genel amacı olarak gençlere yönelerek kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak edebiyat ve sanat alanına yönelmelerini sağlamak. Halka ve gençlere sanat edebiyat ve kültür alanında yazmaya ve sanatsal faaliyetlerde bulunmaya yönlendirmektir. Özellikle ben başkanlığı aldıktan sonra üniversite öğrencileriyle iletişim kurmak suretiyle gençlerimizi derneğe kazandırmaya başladık. Üniversitede öğrencilerin de katıldığı karşılıklı etkinlikler yapmakla beraber bu etkinliklerde Kırklareli Kültür Sanat Edebiyatçılar Derneği adından da anlaşılacağı üzere sadece şiir okumak ve edebiyatla sınırlı kalınmamakta, sanatın her alanında kültürün her alanında kendisini göstermektedir. En son Türkiye Edebiyat Sahipleri Meslek Birliği İLESAM ile müşterek olarak lise öğrencilerine hitaben kitle olarak lise öğrencilerinin dahil olduğu 37 öğrenciye 3,5 ay süren "Yazarlar Okulu Atölyesi" adı altında tamamen kendi isteğiyle gönülden katılım sağlamak üzere öğrencilerimize edebiyatı, edebiyatın her alanında yazarlığı, yazarlığa giriş. Şiir, hikâye, roman, gezi, makale, fıkra, günlük her tür edebi yazışmaları öğreterek, anlatarak bunların geleceğin yazarları olarak hem KIRKSEDER’e kazandırmak ve hem de ilimize, ülkemize edebi alanda hizmet verebilmek amacıyla çalışmalarımız oldu. Bunların içeresinde illaki katılan her öğrencinin yazar ya da edebiyatçı olacak diye bir şart yok. Bizim bu çalışmamızdan üç kişinin çıkması bizim için çok bir başarı olarak addediyorum. Bu çalışmalarımızı geleceğin edebiyatçılarına hizmet etmiş olarak sayıyorum. İnşallah gençlere açılan bu yol KIRKSEDER’in ve Kırklareli’ndeki edebiyatın, kültürün, sanatın bitmemesi için, devamlı çalışması için ışık tutacağına inanıyorum.


-Bunların dışında yaptığınız veya yapmakta olduğunuz faaliyetler var mı?


Faaliyetler olarak bir de şunu belirteyim. "Kırklareli Şairleri Antolojisi" diye rahmete kavuşmuş ve halen yaşayan Kırklareli’ de şiir yazarlık yapan ve yapmış kişilerin topluca bulunduğu bir antolojimiz var. Bu faaliyetlerin dışında imkan oldukça da dernek üyeleri olarak ulusal ve uluslar arası etkinliklere katılmaktayız, Örneğin ben uluslar arası: Azerbaycan, Hollanda, Tebriz, Makedonya, Bulgaristan Yunanistan, Kıbrıs gibi yurtdışı ülkelere; yurt içinde de aklımda kaldığı kadarıyla Sakarya, Sivas, Kütahya/Simav, Antalya/Kemer, Kuşadası, Isparta, Yozgat, Samsun/Bafra, Kırşehir olmak üzere. Türkiye’de de 100'den fazla etkinliğe katıldım. Dernek üyelerimiz ile birlikte şiir ve müzik etkinliklerine, edebiyat etkinliklerine katılıyoruz.


-Derneğiniz içerisinde aruz vezni ile şiir yazan şair var mı?


Derneğimizde yerel edebiyatçılar içerisinde aruz vezni eğitimini almayan, bu şiir türünün özellik ve kalıplarını bilmeyen kişinin aruz vezniyle şiir yazması çok zor olması nedeniyle, aruz vezni çalışmaları olan üyelerimiz olsa da, genelde bizim derneğimizdeki üyelerin yazdığı şiirler hece ölçüsü, aliterasyon, akrostiş, normal, serbest vezin ve şiir yönünde beyitlerden oluşan şiirler yazan şairlerimiz bulunmaktadır.


Ben aynı zamanda Türkiye Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği İl temsilcisiyim. Bu birliğin merkezi Ankara’ da olup, yaklaşık 4.000 civarı üyesi vardır. Genel başkanımız ve bunun yanında genel başkanla beraber oradaki şair arkadaşlarımızdan aruz vezniyle şiir yazan çok arkadaşımız var. Başta genel başkanımız Mehmet Nuri Parmaksız’ın, "Kelebek Ömrü" isimli şiiri aruz vezniyle yazılmış güzel bir örnek. Bundan bir beyit okuyabilirim.


Heyhat karasevda denilen yol ne de dardır.

Aşk bitti mi dünya kelebek ömrü kadardır.


Bu gibi bu beyitlerle aruz vezniyle şiir yazmak için mutlaka "failatun mefulün faulün fa’lün" içeren aruz vezni kalıplarının bilinmesi gerekir. Bunun için de eğitim alınması gerekir. Dolayısıyla bizim daha fazla alaylı dediğimiz tarzda şairlerimiz ve sanatçılarımız çoğunlukta olduğu için KIRKSEDER içerisinde en fazla besteye şarkıya gidebilecek şiirler, hece vezinli, kalıplı şiirler olsa da şu ana kadar aruz vezniyle şiir yazıldığı çok fazla görülmemiştir. Denemeler olsa da yeterli saymak mümkün değildir.


-Derneğinizin faaliyetlerinden memnun musunuz ?


Kırklareli'nde kültür, sanat ve edebiyat etkinlikleri bizim derneğimizin gayreti çerçevesinde her ay en az bir defa yapılmasıyla birlikte arada değişik gün ve zamanlarda talep ve ihtiyaç olması halinde gerçekleştirilmektedir. Sakatlar, engelliler günü, bir şairi anma yada değişik anma günlerinde etkinlikler yapılmaktadır. Ancak bizim derneğimizin ve bizim gibi derneklerin en büyük sıkıntısı ekonomik ve mekânsal ihtiyaçlar olduğu için gerek devletten gerek belediyelerden bazı imkanların zaruret halini almıştır.


En önemlisi salon sıkıntısı. Maalesef birçok Sivil Toplum Kuruluşu tarafından talep edildiğinde salonlarda şairlerin ve edebiyatçıların etkinlikleri biraz daha geri planda değerlendiriliyor. Yani salon başka etkinliklere tahsis edildiği gerekçesiyle Özel İdareye ait salonun ve diğer özel salonların da ücretli olması nedeniyle zaman zaman sıkıntı çekilmektedir. Bugüne kadar olanaklar çerçevesinde önceki yıllarda İl Halk Kütüphanesinden ve son zamanlarda Belediye Atatürk Kültür Merkezinden istifade edilmeye çalışılmaktadır. Kendilerine Kültür ve Sanatçılar adına minnet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.


Bu konu baharda veya yaz aylarında çok fazla sorun değil. Açık havada yapılabiliyor. Parklarda, köylerde halkla iç içe yapılıyor. Bundan, bunu gördüm sekiz ay içerisinde açık alanda yaptığımız etkinlikler halkla iç içe olunca daha fazla etki görüyor. Daha fazla ilgi görüyor. Öyle olması bizim için de iyi tabii ki. Ama örneğin bir derneğin üyesinden aldığı, alabileceği, almakta zorlandığı, vermeyenlerin de çoğunluk olduğu derneklerde aidatların miktarı çok azdır. 5 lira/10 lira aidat vardır. Çünkü dernekçilik gönül işidir. Şimdi bu aidatla bizim derneğimizin örneğin belli bir meblağ kirası var. Elektrik, su zorunlu giderleri var. Bu zorunlu giderleri karşılamak için üyelerden aidat toplayarak bunları karşılamak ve halkı ikna edici, doyurucu etkinlik yapmak için bazı finanslara ihtiyaç var. Bu finansları da en fazla bizim derneklerimiz Valiliğimiz ve belediyelerden, mahalli idarelerden beklemektedir. İkili ilişkiler içerisinde imkân olduğunca bunları çözmeye çalışıyoruz. Ama keşke ümit ediyoruz ki ikili ilişkilere gerek kalmadan. Gerek Kültür Bakanlığı/Kültür Müdürlüğü vasıtasıyla gerek Milli Eğitim Müdürlüğü vasıtasıyla gerekse yerel yönetimler şairlerin ellerinden tutmalı, onları sahiplenmeli diye düşünüyorum. Yani derneğin faaliyetleri pandemi koşullarına rağmen memnuniyetin artan oranda ilerlemesiyle devam etmektedir. Halkla iç içe olan etkinliklerde derneğimiz üyelerinin ve katılan şair ve sanatçıların, özellikle halkın olumlu tepkisi faaliyetlerin olumlu seyrettiği izlenimini bıraktı bende. Ben memnunum şu anda. Onu netice olarak söyleyebilirim.


-Son olarak, birkaç cümle alabilir miyiz?


KIRKSEDER gönül kapısı tecrübelerini gelecek nesillere aktaran Çınar’ların ve gelecekteki fidanların yürek paylaşımlarını gerçekleştirdiği, farklı beyinlerin çarpıştığı arenadır. Halkla bütünleşen etkinlikleriyle artık yediden yetmiş yediye herkesin sıcak bir edebiyat kültür ve sanat yuvası olup gönül kapısı herkese açık bir mekandır.





135 görüntüleme1 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör