• Melih Taşcı

İnsan Nasıl Yönetilir?

İnsan sosyal bir varlıktır, başka insanlar ile etkileşim kuramaması halinde insani özelliklerinden uzaklaşır. Başka insanlar ile iletişim kurmak da beraberinde bazı sorunlar getirir. Bu sorunlardan biri de şüphesiz yönetimdir.


İnsan mükemmeliyetten uzak bir varlık olduğundan topluca yaşamak için bir yönetime ihtiyaç duyar. Kimi zaman bu yönetim bir yöneticidir kimi zaman ise yöneticiler grubu.


İnsan belirli bir yönetim olmadan topluca yaşayamaz. Belirli bir yönetimin olmaması, doğal yönetimin olmadığı anlamına gelmez. Doğal yönetim toplulukların farkında olmadan kendilerini yönetmesidir.


İnsan tarih boyunca çeşitli şekilde yönetilmiştir. Ancak bu yönetimlerin hepsi tek bir maddeye uymak zorundadır. Bu madde ise gücü elinde tutmaktır.


Toplumda yönetim, güç ile orantılıdır. Güçlü düşünce ve güç ile toplum yönetilir. Bunlardan birinin olmaması durumunda ise yönetim yıkılacaktır. Kimi zaman düşünce kimi zaman ise güç bir süre içinde başka bir düşüncenin, başka bir gücün altında ezilecektir. Bu da yönetimin değişmesine neden olacaktır. Yönetim değişse de yönetenin gücü baki kalır.


İnsan şu ana kadar bir sürü düşünce ile yönetilmiştir; Feodalizm, Anarşizm, Oligarşi, Monarşi, Demokrasi bunlardan bazılarıdır. Bu düşünceler her ne kadar birbirlerine uzak gözükse de insanlığın yönetimini etkileyecek ortak bir yanları vardır. Bu düşüncelerden hiçbiri insanın gelişimi için uygun değildir.


Bu düşüncelerin ve yerlerine gelebilecek düşüncelerin muhakkak eksikleri olacaktır. Bu eksikler düşünceden düşünceye azalıp çoğalsa da varlıklarını sürdüreceklerdir.


Feodalizm, Monarşi gibi düşünceler, insanın bilgiyi sonraki nesle aktarmadaki yetersizliğinden ve bilgi sahibi insanların bilgiyi kullanımının değişkenlik göstermesinden dolayı eksik düşüncelerdir.


Demokrasi, yönetimin insan topluluğuna bırakıldığı düşünce gibi gözükse de aslında gerçekler farklıdır. Topluğu oluşturan her insanın bilgisi eşit olmadığından yönetimin seçilmesi yönetime aday olanların gücü ile orantılıdır. Demokrasi düşüncesi, yönetmek isteyenlerin yönetme konusundaki bilgisini değil elindeki gücü ölçer.


Adayların bilgisiz toplumu gücü ile kandırması ve yönetime geçmesi Demokrasi düşüncesini Monarşi ve Feodalizmde olduğu kadar eksik kılar.


Oligarşi gibi bilgisiz toplumun seçmediği, bilgi sahibi olan insanların ölçüldüğü ve ancak bu kimselerin yönetimi oluşturabildiği bir düşüncede ilk başta her şey kusursuz işler. Ancak bu zaman içinde değişebilir. Yönetimde bulunan bilgi ve güç sahibi insanlardan biri hatalı karar verdiğinde yönetimde bulunan, bilgi ve güç oranında eşit olan insan onu uyaracaktır. Ancak buradaki eksiklik insanların güçlerini birleştirmesidir. Güçleri birleştirmek halihazırda bir grup yönetimi olan Oligarşide gruplaşmalara yol açacak, bilginin ve gücün kötüye kullanılmasıyla son bulacaktır.


Yönetim konusundaki eksiklik her ne kadar düşüncelere bağlı olsa da kusursuz bir düşünceyi bile eksik hale getirebilecek bir etmen vardır: İnsan.


Tüm bu sistemlerde, eninde sonunda insanı yönetecek varlık yine bir insandır ve insan kendini yönetebilecek kadar gelişmemiştir. İnsan yapısı gereği yönetmek için uygun değildir.


İnsanın yönetilebilmesi için insan üstü bir varlık gerekmektedir. Bu varlığın denetimini neyin üstleneceği ise bir muammadır.


İnsan tarafından ya da bir şekilde var olan bu varlık insan tarafından denetlenmemelidir. Bu varlığı denetleyecek bir varlığa ihtiyaç olmaması ancak bu varlığın kusursuz olmasıyla mümkündür. İnsan kusurlarından arınmış varlıklar yaratabilecek kapasitede değildir, bu da insanın yönetim kapasitesini belirlemeyi imkansız kılar.

88 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Suya Düşmek