• Bora Keskin

Halktan Sorunlar ve Basit İzahatlar - 1

“Fakir ne yapsın? Tabi ki bakkal açsın. Her sokakta beş bakkal olsun, dördü batsın. Devletle veya devlet kapitalizmi olmadan kalkınma olmaz.”


Bu argümanın en azından endişe verici derecede gülünç olduğunu söylemeden edemeyeceğim değerli okurlar. Gelin her zaman yaptığımız gibi vakıf olduğumuz bilgileri basitçe kullanarak söz konusu argümanı yazan “hayali” asil kardeşimizi kendimizce rasyonaliteye çekmeye çalışalım.


Her fakir bakkal açarsa mahallelerde oluşan bakkal fazlalığı mahallelerdeki en çok tercih edilen bakkallardan daha az tercih edilen bakkalların kapanmasıyla çözülür. (Bu durum da serbest piyasanın rekabet sayesinde nispeten başarısız ve fazlalık olan girişimleri kendi kendine engellemesine örnektir, aynısını ekosistemlerde doğal seçilimle görebiliriz.)


Yani güçsüzseniz aynı doğadaki gibi piyasada da hayatta kalamazsınız. Kimse gözünüzün yaşına bakmaz, bakmak zorunda da değildir zaten. Devlet denen yönetim organizmasından nereden elde edildiği bilinmeyen, kaynağı sorulsa hesabı verilemeyecek, çoğu zaman yanlış vakitte yanlış kişiye verilen, verildiğinde orantısız verilen, saydığım ve saymaya vakit bulamadığım bunlar gibi birçok nedenden genelde ekonomi namına hiçbir yarar sağlayamayacak nitelikte ve meblağda para aldınız diye herkes size yardım edecek sanmayın. Ticaret bu değildir, ömrünü bir pazar yerinde çanak çömlek satmaya adayan tüccar atalarınıza bunları deseniz size nasıl bakacaklarını kendiniz düşünün.


“Ama biz de girişim yapmak istiyoruz, bakın bakkal açtım tutmadı battım, bu sistem vahşi,” demek yerine millet mahallesinde, semtinde, ilinde, ülkesinde ihtiyaç olarak görülen şeyleri öngörüsüyle tespit edip, buna göre girişim yapsaydı zaten şu an bunları konuşuyor olmazdık. Sakın gaza gelip, “Devlet politikası bizi engelliyor, bizi özgür bıraksalar biz zaten girişimi doğru yaparız,” demeyin üzerim. Zor şartlara adapte olup doğru karar veremeyen iş insanı zaten iyi şartlarda çok da iyi yerlere gelemez, gelmek istemez. Statükocu, stagnanttır çünkü. Yaptığı işi geliştirmez, bu ay nasıl bir kuruş fazla kazanacağını hesaplar. Sığlık, stagnasyon öldürür.


Anlayanlar bu kalın kısmı “Anlamayanlar İçin Fazladan İzahat bitti” yazısına kadar geçebilirler.


Anlamayanlar İçin Fazladan İzahat


Dört tane bakkal bulunan mahalleye beşincisini kurmak zaten ahmaklıktır. Devlet ne kadar yardım ederse etsin batar çünkü tercih edilmez. Dört bakkal bir mahalleye fazlasıyla yeter çünkü. (Genelde, zaten yetmiyor olsa beşincisi açıldığında bu bir sorun teşkil etmezdi.)


Girişimci mahalleye bakıp, “Burada market açıp işimi iyi yaparsam tutar,” diye düşünüp işlek yere market açar.


Zamanla ürün çeşitliliğini fark eden müşteri marketi tercih eder ve bakkallar bir bir batar. Bu noktada bakkalı savunmak ahmaklıktan başka bir şey değildir. Markete göre güçsüzdür ve batmıştır.


Eğer bakkal sahipleri risk almak istiyorlarsa başka bir sektörde yatırım yapar. Yok dilim yandı diyorsa markette kasiyer olarak işine başlar, ta ki tekrar parasını riske atarak yatırım yapana kadar.


Anlamayanlar İçin Fazladan İzahat bitti


“Peki biz ne yapalım yeğenim?”


İşe ne yapacağınıza kim olduğunu bile bilmediğiniz insanların söylemesiyle değil, araştırarak, okuyarak, alanda kendini kanıtlamış ve gerçekten güvenebileceğiniz insanların önerisini alarak ve öğrendiklerinizi irade süzgecinizden geçirerek karar vermeyi öğrenerek başlayabilirsiniz


“Hallederiz yeğen, sen şu safsatanı sadede getir bakalım, sabahtan beri kafamı şişirdin.”


Nasıl isterseniz efendim.


Serbest piyasa ekonomisini benimseyenler işte bu noktada küçük işletmelerden vergi alınmaması, mümkün değilse azaltılması gibi argümanlarla üzerindeki yükü kaldırmayı teklif ediyor. Devlet eliyle yardım yapıldığında yardımın her zaman yanlı tarafa gideceğinden bahsediyor. Bu yüzden yardımların iyilikten çok kötülük getirdiğini belirtiyor. Bunlar güzel şeyler ancak halkın da konu hakkında cahilliği göz ardı edilmemeli. İnstagram denilen mecrada birkaç iş modelinin sorgulanabilir derece para kazandığını gördükleri için on binlerce lokmacı, pilavcı açan ve batıran zihniyeti ne kadar serbestlik getiren düzenlemelerle teşvik edersen et batmaya mahkumdur. Fizibiliteden bihaber olmak her zaman batırır.

71 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Bir Yaz Tatili

Eşk