• Porti

Aynadaki Görüntü

Kötü günlerim olmuştu.


İçtiğim suyun yemek borumda dolandığı her yeri milim milim yaktığı, acıdan kasılan midemin hiçbir şeyi kabul etmediği, içimde katmerlenen acıların gözaltlarımda damarlandığı nice günlerim olmuştu. Ama bu seferki başkaydı, tıpkı diğer tüm kötü günler gibi. Zaten her acının da içimizde bir yerlerde eşsizliği olurdu ya hani; bir daha böylesi derinden yakmaz dendiği cinsten, işte öyle bir günde dedim kendime. Yeter.


Zayıflamaktan belirginleşen kaburgalarıma, gitgide soluklaşan beyaz tenime, araya beyaz tellerin karıştığı dağınık koyu kahve saçlarıma baktım gecenin dördünde. Aynaya dokunmak istedim, bir yerlerde ben kaldım mı diye yoklamak istedim. Aynadaki yansımamı delmek, asıl ben’e dönmek istedim. Sanki ayna bir yalancıydı, ben olmayan bir illüzyonu bana yutturmaya çalışan bir yabancı. Aynaya çok sinirlendim o gece beni bana bu kadar çıplak gösterdiği için. Aynanın ağzı burnu olsa da kırsam istedim. Sanki beni bu hale getiren herkes ayna oluverip karşıma dikilmiş, adeta nasıl da beni kahretmişti.

Dayanamadım, geçirdim yumruğu gerçekliğe.


O an hissettiğim fiziksel acıdan, ellerimdeki cam kırıklıklarından, geceyi aydınlatan parlak kırmızı kanımdan tarifsiz bir haz aldım. Saç diplerimden parmak uçlarıma uzanan derin sızıda buldum gerçekliği. Hissediyorum, dedim buruk bir gülümsemeyle. Hissediyorum. Sonunda ben de hissediyorum. Acı deldi bendeki tüm sahte benlikleri, gerçek yansımamla baş başa bıraktı. Dayanamadım, koyuverdim çığlığımı. Ağladım.

Ben de bir zamanlar çok güzel bir kadındım. Ama kendisinin farkında olmayan cinsten. Güzelliğinin farkında olmayan her kadın içinde kendi saatli bombasıyla gezer aslında. Kim onları omuzlarından tutup güzelliğini fark ettirirse ona tamah eder. Sanki o giderse bir daha asla kendisini göremeyecekmiş gibi yapışır kalırlar. Ya da bilmiyorum, her genelleme gibi ben de kendi boktan durumumu cilalayıp parlatarak bir genelleme adı altında kendime iteliyorum. Onunla aramda geliştirdiğim bağ da işte tam da böyle bir farkındalığa dayanıyor.

Hep onu çok sevdiğimi düşündüm.


Oysaki ben, beni sevmemi sağladığı için onu sevmiştim.


Beni göklere çıkardığı, eşsiz hissettirdiği, dünyadaki sekizinci harika ilan ettirdiği her gün kendimi keşfettiğime inandım. Sürprizler, jestler, partiler ve oteller… Yattığımız yataklar, ettiğimiz danslar, gittiğimiz tatiller, izlediğimiz diziler… Gençseniz ve sevmeye açsanız insanlar oldukça tehlikeli bir yer. Heyecanlanmaya gün sayan kalbimi onun avuçlarına teslim ettim. "Mutluluk bir kibrit çöpü, artık ne kadar yanarsa" dedim. O benden yıllarca fazla biriktirdiği tecrübelerle bu oyunda daha öndeydi ve iyi bir nişancıydı. Beni fethettiği her yerde kendi bağımsızlığını kurarken ben dünyadan çok uzakta, ayakları yere basmayan, hayalle gerçeklik arasında sıkışan bir genç kızdım. Kendimi bıraktım onun kollarına ki iyileşeyim. En sağlıklı günlerimin bugünlere nazaran onlar olduğunu bilmeden.


Onun her hatasında bir adım daha yere basmaya başladım.


İptal edilen planlar, ilgisiz davranışları beraberinde getirdi. Havadan sebeplerden çıkan kavgalardan sonraki evi terk etmeler başka kadınların yanında son buldu. Bağırmaların yerini fırlatılan sofralar, kızgın yağ yanıkları, gömleklerin kapattığı morluklar aldı. Kendimi sonrasında gelen sevgi seline bıraktım hep. Belki, dedim. Onun her bahanesine sığındım. Sığındıkça kendi benliğimi yağmaladım. Her kabul ettiğim özürde biraz daha kendime küstüm.


Ben güzel bir kadındım.

Ama en azından ben idim.


Banyodan çırılçıplak koşarak odaya gittim. Hala uyuyordu. Hızlıca üzerime bir şeyler geçirdim. Dokunduğum her yeri kan yapmaktan ve acıdan çekinmeden devam ettim. Telefonumu komodinden alırken uyanmıştı. Bakışlarındaki korkuyu gördüm. Sonrasındaki sinirden ilk kez korkmadım.


“Ne yaptığını sanıyorsun sen? Kafayı mı yedin?!”


Cevap vermeden odadan çıktım. Merdivenleri inerken arkamdan onun ayak seslerini duydum. Omzuma tam dokunacakken bağırdım. “Sakın dokunma. Bitti.”


Onu bir daha görmedim. Ben olabileceğim bir yerde, benliğimi başkalarına bırakmayacağım bir halde yeniden başladım.

Aynalara gururla bakabildiğim gün başaracağım. Kendimi kazanmış olacağım.

53 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Yürüyüş