• Afşin Çakıcı

Akhilleus'un Şarkısı

Merhaba sevgili kitap dostlarım, bu incelememizde benim için 2021'in favori eserlerinden biri olan Akhilleus'un Şarkısı'nı inceleyeceğiz.


Akhilleus’un Şarkısı, konusu ve karakterleri itibarıyla Yunan mitolojisinin önemli figürlerinden olan yarı tanrı Akhilleus yani Aşil’in mitolojik anlatımıdır. Eser Aşil’in Şarkısı olarak da bilinir. Bu güzel eserin yazarı mitolojik romanları ile tanınan Madeline Miller. Romanda Truva Savaşı ile sınanan Akhilleus’un ihtirasları ön plana çıkmaktadır. Akhilleus'un Şarkısı, son dönemde sanki daha çok değeri biliniyormuş gibi hissettirdi, daha öncesinden ben pek sık denk gelmiyordum. Artan rağbet vesilesiyle okuma fırsatı buldum ve "İyi ki okumuşum" dediğim eserlerden. Romanın dili oldukça akıcı bir şekilde yazılmış, mitoloji bilginiz olmasa bile ufak bir araştırma ile gayet rahat okunabilen bir eser. Mitolojiye karşı önyargınız varsa bence onları yıkmanızı sağlayacak eserlerden birisi. Ayrıca Akhilleus'un Şarkısı, Madeline Miller tarafından yazılan ilk eser ve ilk eser olmasına rağmen yazarımız bizi direkt olarak eserin içine çekmekte. Okurların da çok sık takip ettiği Goodreads puanlamasında 2018 yılında fantastik yapıtlar arasında zirvede bulunmuş bir eser.

Roman, mitolojiden hoşlanan okurların yoğun ilgisini çekecek bir roman. Eğer siz de mitolojiye ilgi duyuyorsanız mutlaka okumalısınız. Fakat aşk temasını “popüler kültür” malzemesi yaptığı yönüyle biraz da eleştiri almış. Ben buna kesinlikle katılmıyorum, aksine içinde aşk olması beni kitaba daha da bağladı ve bunun çok duygusal bir aşk olduğunu söyleyebilirim. Aşk olmasa muhtemelen okuyamazdım keza yazarın diğer eseri olan Ben, Kirke'yi çok sevememiştim. Akhilleus’un Şarkısı hırs ve kararlılık konusunda başarılı bir kurgu sunuyor. Nitekim romanın çok sağlam bir kurguya ve derin bilinç akışı örneklerine sahip olduğunu düşünüyorum.


Biraz da romanın konusundan bahsedeyim;


Roman asıl olarak Patroklos ve Akhilleus karakterleri üzerine inşa edilmiş olup Patroklos'un ağzından anlatılmaktadır. Ayrıca yazar eseri kaleme alırken İlyada Destanı’ndan fazlasıyla yararlanmış. Bu durumdan dolayı, kitap eleştirmeni olan Joanna Trollope tarafından “Homer okusaydı gurur duyardı.” sözleriyle övülmüş. Romanın olay örgüsünde Ovidius, Publius Vergilius Maro ve Sofokles gibi önemli antik çağ portreleri de yer alıyor. Bu yapılırken Yunan tanrılarının bakış açıları, acımasızlıkları ve yer yer çaresizlikleri tasvir edilmiş.

Peki kimdir bu Akhilleus?


Akhilleus, Thetis ve Peleus’un oğlu olan Yunanların yarı tanrısıdır. İlyada Destanı’nın başkahramanıdır. Truva Savaşı’nın en güçlü komutanlarından biridir. Annesi onu yıkarken elini suya değdirmesi yasak olduğu için sol topuğu ölümsüzlük suyu ile yıkanmamıştır. Bu sebeple sadece sol topuğundan öldürülmesi mümkündür. Adının sonsuza dek anılması için Truva Savaşı’na katılmıştır. Kehanete göre bu savaşta öleceğini bilmektedir. Truvalı Paris tarafından sol ayak topuğundan zehirli okla vurularak öldürülmüştür. Bu sebeple bugün insan anatomisinde Aşil Tendonu denilen bir bölge vardır. Akhilleus söylencesinin ilk anlatıcısı Homeros’tur.


Yazarın söylediği kadarıyla kitabın istediği hale gelmesi, son şeklini alması yaklaşık on yıl sürmüş. “Uzun sürede yazılan kitap iyi kitaptır.” genellemesi her kitap için yapılmaz fakat Akhilleus’un Şarkısı için bu kesinlikle geçerli. Bu kadar iyi bir kitabın kaç yılda yazıldığını bana sorsanız üç veya beş yıl cevabını verirdim. Fakat bu güzel eser tam on yılda yazılmış. Yazar harika bir kitap çıkarmış. Eğer kitabı okumadıysanız en kısa zamanda yanınıza bol bol selpak alın ve sindire sindire okuyun lütfen. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.


Alıntılar:


"Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden ,ayaklarını yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu."

"Bir mızrağı baston niyetine kullanabilirsin ama doğasını değiştiremezsin."

"Her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha."

95 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör